11 Temmuz 2010 Pazar

"Hoşgeldin Ömer Aras!

Kardeş olmanın güzel tarafı?... "birden fazla olmak" "kardeş sevgisi" "kardeş kokusu" "oyun arkadaşı" "sırdaş" "eğlence" "yaramazlık".......... iyiki doğdun sen "Ömer Kardeş"!
Aramıza Hoşgeldin Oğlum! Üzerine yazılacak yazılara, sevilecek varlığına, koklanacak sıcaklığına, herşeyinle aramıza Hoşgeldin! Ömer Aras Arslangiray!, benim erkek çocuklarda eskiden beri sevdiğim isimdi Ömer, yeni isimler güzel olsa da eski bir savaşçının veya yazarın ismi hep kulağıma daha hoş gelmiştir. Aras'ı ise teyzesi yakıştırdı. Duru'yu da babası koymuştu. Ablası gibi biri geleneksel diğeri modern isim sıralamamızı tamamlamış olduk.
Ömer'in aramıza katıldığı gün...
1 Haziran Salı, ne sıcak ne soğuk, tecrübeli ve olacaklardan haberdar, anlatmak mı? imkansız.. fırtınalar tek falso vermeksizin kopar dururken, Zeynep Duru'yu koklayıp, içimdeki alien'ı çıkarmak üzere, ameliyathanenin buz gibi odasına çoktan girmiş, çoktan sevgili doktorumun elini tutmuş, ve çoktan hatırlamadığım son kelimemi edip uykuya dalmıştım. 39 haftalık, 4 kilo 60 gram, 54 santim boyunda nereme sığdığını anlayamadığım bu harika şey kucağımdaydı bile.. İki meleğim var artık.. Kızımla başladığımız renkli yolculuğumuza oğlumuda katıp devam ediyoruz kaldığımız yerden..
İlk bakış; sevgi dolu, gizemli, henüz gerçekliğine varılmamış... 9 aydır sözü edilen yeni Kardeş.


Benim yakışıklı oğlummmmmm!!!

Saçlar ince tarakla yana taranmış, röpteşambırıyla, kahverengi sigarasını dişlerininin arasına ince parmaklı elleriyle götürürken, diğer eliyle viskisini masasına koyarkenki resmi görüyorum bu resimde, bu nasıl bir annelikse yakıştırdığım şeye bak muhaha :)
Meksikalı Gomez'imm! Bu çocuğu Meksikalılara benzetenin ne olduğu hepimiz için merak konusu, Lohusalığım geçince Emre; konuyu masaya dökeceği konusunda uyarıyor..:) puhaha:)) Bana kalırsa da Jonny Depp e fazla bakmam diyorum, o da kızılderili kökenli sonuçta :=P

İlk günlerin bütün maymunluğu üstünde! :))

by "GOMEZ"



Mızmızlanmış yine fotoğraf makinesini istiyor..

Ve küstü.. :)

Ve psikopat bir bakış ile makineyi kapmak üzere :))

Kardeşi ile şöyle sıcacık bir poz beklemekten iflahım gevredi..Biri anya der biri Konya'ya bakar :)

Yine şımarmış klasik pozu dilsiz çıkmam! şapkasız gezmem!


Anne yadigarı "kuzu ailesi"

Zeynep Duru bodyguardı Gürkan ile:)

Ananenin yazlığında olmak, guguk sesleri eşliğinde bahçede resim yapmak.. en sevdiği şeyler arasında..

Ömer Aras Arslangiray, Rüzgar Ateş, Nil Ateş, Arda Bulut, Efe Bulut, Zeynep Duru Arslangiray.
Onlar kardeş çocukları :) Şimdilik böyle usluca oturuyorlar! :)) Üç sene sonra hepsini bir arada düşünmek isteyen var mı? :=))

"Beyaz Meleğim!"

Biri abla oldu diğeri abi "Ömer'in ablası Zeynep ile Arda'nın abisi Efe"


Yaşasınnn!! "Atlıkarınca"

Nereden başlayacağımı bilemedim doğrusu, bu seferki mola epey uzun oldu. Bir sene olmasına iki ay kalmış neredeyse. Heyecanlı bir başlangıç! :)), kaldığımız yerden başlayayim en doğrusu.
Takipçilerimize ve sitemlerine teşekkür ediyoruz ve herkese kocaman SEVGİ ve MERHABA!
Yeni bir döneme girdik artık.
Bizim için tam bir Yenilik! Hayat, Neşe, Karmaşa, Delilik, Dağınıklık...

Nazlandırılamamış bir lohusalık, koşuşturmaca, tımarhane, toparlanamayan kafa, dağınık ev. En iyi şöyle ifade edebilirim, doğumdan öncekinden iki kilo fazlam kaldı...:)) İyi mi kötü mü tartışılır ama ben yoğunluğun böylesini hayal etmemiştim..

Zeynep Duru'nun hayvan sevgisine destek için alınan iki ördek yavrusu bakımsızlıktan ve evi fazla kullanmamaktan vefatları ve ardından yanımızdaki ovalıkta yapılan bir cenaze merasimi :(: Beni şaşırtan, arkalarından yerden yere atmasını beklediğim bir çocukken gözümde, amin, yapıp kaldığı yerden devam etmesi oldu.. Yanı sıra, sularıyla birlikte kabuklarıda yosun tutmuş su kaplumbağalarımız..
Emin adımların küçüğü bu gördüklerim , onu anlatmak nasıl zor, kızıma olan aşkım hayranlığım..:)), o çok özel!
Leonardo Da Vinci'm o benim, sanatın bir çok alanına olan yatkınlığı geleceğiyle ilgili beni çok ama çokk! heyecanlandırıyor.. Yakında yaptığı resimleri de yayınlayacağım. 2010 Ocak ayında, iki buçuk yaşında yuvaya başladığından beri, İstiklal Marşı, Andımız şiirini ezbere okuyan, 50 ye yakın ingilizce kelime bilen, sayısız çocuk şarkıları söyleyen ve bize de öğreten, yuvada resim sergisinde en çok resmi olan benim Beyaz Meleğim!, Zeynep Duru'm!.
Tiyatroyu, buz patenini, at binmeleri, müzeleri Alis Harikalar Diyarında gibi yaşayan ve akşam gelince bana defalarca anlatan..

Kardeşinin gelişi onun için yeni bir heyecan, oyun arkadaşı, yakın geleceğin kudurma ortağı oldu.. Büyüyünce beraber yapacaklarını sıralamaktan kendini alamaz oluyor bazen, bazen de abla olup ona birşeyler anlatıyor..
Arkamızda oturan yaşlı bir teyze kıskançlık konusunda "kardeş doğduktan onbeş gün geçtim mi yok olup gider bütün kaygıları kıskançlıkları" demişti.. Doğru demiş hakikaten, ilk hafta huysuzluk hat safadayken, sebepsiz yere ağlamalar dahi olmuşken şimdi herşey bir anda sütliman oldu. Normal bir süreç olarak bakıyor ve kolay atlatıyoruz, sanırım bu taktik ve birazda kendi sosyal hayatının da oluşu işimizi kolaylaştırıyor:)
Sıkıcı bir gün... :)
"Ayı Fevzi'ye patates yedirirken" :))

"Birlikte Çilekli Pasta Yapıyoruz"

Kızımla ve Oğlumla (6 aylık hamile iken) başbaşa Kafede'yiz.. :)

Bir alışveriş merkezindeyiz..
Sabah yuvaya gitmeden önce
"İstanbul Park Anaokulu" "Sevgi Günü" Zeynep ile Orhan

"Cimcime" bir bakış

Bu parmaklar, her haliyle öpülesi..
Gölet Park, "Zeynep ve Can"

Yeni Kayıtın en eski tarihli en eski fotoğrafı.. "Zeynep ile Can"

4 yorum:

Duygu dedi ki...

Hos geldin Omercik :) Allah anali babali buyutsun, uzun omurler versin. Kocaman gozlerini cok sevdim. Kalabalik cocuk fotografina da bayildim :)

Perihan Doğmuş dedi ki...

teşekkür ederiz Duygu teyzesi :)

Adsız dedi ki...

Aras'ım hoşgeldi 5 aylık oldu bile artık hoşgeldin aşamasını geçmiş olmamız gerekiyor yeni fotolar lütfeeeen baka baka gözüm şaşı olduuuu

Perihan Doğmuş dedi ki...

OOoğohohoh, Hürmetler Efendim?! :)