25 Nisan 2008 Cuma

Saay bak! :=)

Annenin küçük bir işi var. Zeynepduru anneannesinde. Görüyormusunuz ne kadar usluyum edasıyla kurulmuş koltuğa.. ama gözler pek öyle demiyor.. Alabildiğine afacan...yaramaz..Herşeyi eline alıp keşfetmek, ısırmak, fırlatmak, peşinden gitmek, suyunu çıkarmak istiyor :)) Bir saniye boş vakti yok Zeynepduru'nun. Bazen kolay değil diye düşündüğüm oluyor. Onun böyle programlanmış olabileceğini ve acaba yoruluyor mudur? boşverse programa uymayı azıcık kaçamak yapsa da bir nefes alsa diye düşünüyorum. Bana da beş dakikalık mola diliyorum bu küçük sevimli veletten ama nafile :=) Bu arada bugün yani 25/04/07 itibariyle on buçuk aylığı geçti, bir yaşına bir buçuk aydan az kaldı.. Geçen hergün yeni keşifler, yeni maceralarla dolu, sanırım bebek sahibi olmakta bebek olmakta çok güzel, hatta en güzel... :))

Bugünlerde uykusunda da bir amuda kalkmadan yattığı eksik bu küçük canavarın :)) Yatağın her yerinde herşekilde yatabiliyor. Onu garip şekillerde uyurken bulunca düzelteyim istiyorum ama uykusunu bölmeye de kıyamıyorum.. Oturur vaziyette kucağındaki yastığa kafasını dayamış cok cok emziğini emerken uyuması görmeye değer doğrusu. Bugünlerde bizi şaşırtan başka bir konu ise Zeynepduru'nun bir anda, alttaki iki dişine eklenen üstteki üç dişleri oldu.. Güldüğünde görürüz diye dudağını kaldırıp bakmadık üst dişlerine, meğerse bu üst dişler farklı çıkıyormuşlar :)) Damağın ucundan değil üstündenmiş.. Bir de ne görelim.. hem de kocaman kocaman bize bakan üç diş :D.. Bir tanesi de yanında çıkmak üzere olan.. İki haftaya kadar üstler dörtlenir sanıyorum.. Boşa değilmiş iki haftadır sabahlamaları küçük shamama'nın. O bizim tatlı ekşi portakal aromalı, fındıklı, üzümlü bebek kokulu muffinimiz!.. Buna benzer durumları ona bakarken de sık sık yaşıyorum, sevgiden ne diyeceğimi bilemez, karşısında yeni aşıklar gibi saçmalar oluyorum..en sonunda fazla bunaltmak istemiyor yanağından minik bir öpücük alıyor ve bolca kokusunu içime çekip, bir kere daha yetmeden onu kendi dünyasına bırakıyorum..

Hafta sonu!.. Yemeğe davetliyiz.

Geçen haftasonu..
Heyecanın, mutluluğun, küçük tedirginliklerin, bekleyişin en yoğun olduğu bir ev burası.. :) Esra teyzesi 38 haftalık hamile.. her an beklenilen, haykırılası ama görecede sakin bekleyiş.. Bir arkadaş daha geliyor aramıza.. Saçlarını çekecekleri, havuzuma işedi diyecekleri, oyuncaklarını paylaşacakları günler bekliyor onları :)) Bir sürü güzel yemekler yapmışlar bizlere ellerine sağlık Esra teyzesine de ona yardımını hiç esirgemeyen Güray dayısına da.. Her an elimiz kulağımızda.. Bekliyemiyoruz artık hadi Efe! Sağlıkla mutlulukla gel aramıza...

5 Nisan 2008 Cumartesi

Hastaa Pastaaa Çorbası Tastaaa :))) (böyle miydi?:))

İnsan hastayken ancak bu kadar tatlı olabilir.. Zeynep Duru ilk hastalığını yaşıyor. Burnusu akıyor, hapşırıyor bi de öksürüyor. Bu haldeyken dahi enerjisinden hiçbirşey kaybetmeden aynı sevimliliklerini sürdürüyor küçük fındık :)) Bol meyve sebze ve sıvı ve uyku. Bu durumlarda bir iki gün hayvansal gıdalardan, süt, peynir, et gibi.. uzak tutmak, sebze ve meyve ağırlıkta beslemek lazım. Mikropları daha fazla coşturmadan, partilerini hüsrana uğratmanın en güzel yolu.. :)) Bir de bebeği yıkamak, havalandırılmış sıcak ve nemli bir ortam sağlamak hastalığı çabuk atlatmak için gerekli şeyler..
Mesela bugün tontişime yaptığım yemeğin tarifini yazayim.. Malzemeler: 1 organik arpacık soğan, 1 çay bardağı org.kırmızı mercimek, 1 zeynepduru yumruğu kadar brokoli, bir o kadar karnabahar, 6-7 dal ıspanak, 1küçük havuç, 1 küçük diş sarımsak, bit kadar nane, kapatmaya yakın konacak iki tatlı kaşığı org. zeytinyağı.
Yapılışı: Yarım suyla doldurulmuş küçük bir tencerede pişen soğan, sarımsak, mercimek, naneye, buharda pişen sebzeleri ekleyip, üzerine 2 tatlı kaşığı zeyninyağı dökülür. Afiyet olsuuun :))Dişlere el sallayalıım. Artık kocaman oldular. Altta iki tane çık! çık! çık! çık! sinyal çakıyorlar..merhabaaa :=) Şimdi üsttekilerin uykusuz gecelerine yatıyoruuzz:)) Çıktı çıkacaklaaar.. Anne, baba uyuyamayınca seninle beraber, başlıyorlar gece gece şu şarkıyı söylemeyee
Dağdan gelecek bir kız döne döneee
Dağdan gelecek bir kız döne döneee
Dağdan gelecek bir kız döne döne
Dağdan gelecek bir kız döne döneee

Bugün hepimiz biraz uykusuzuz, ama sen değil gibisin :))

1 Nisan 2008 Salı

Zeynepduru'nun Doğa Sevgisi :)

Hafta sonu Şile'deydik. Bu sefer dostlarımıza hayvanlar da eklenince ogün Zeynepduru'nun keyfine diyecek yoktu. Onlara karşı bildiği tek şey olan sevgiyle yaklaşması, insanı seğrederken mest ediyor doğrusu.., şimdilik bizim gözetimimiz altında tabii :) Seni ÇÇÇokkk Seviyorum Meleğimmm!!!
Bak kızım ne güzel çıkmışız!!!..



Babasıyla Savaş eniştesi...Onlar gezdiredursun!!.. Fotoğraf çektirirlerken dahi farketmediler :=) Zeynepduru'nun uyuduğunu :))))

Onu en çok heyecanlandıran (main karakter) Savaş... O yanına geldiğinde hepimizi unutup aklına gelen tüm kurlarını entrikalarını oynuyor.. "Para bende boşver onları!!.. bayramlarda benden bi mavilik sana" deyip kötü kahkahsını patlatıyor, "muhaha"!!... Eniştesi bilirsin Zeynepduru unutmaz :))) hahaha

Gürkan dayısı..
Annesi bir yere gideceği zaman Zeynepduru ananesinde kalır.. O arada Gürkan dayısı da hemen onun yanına koşar, o oradayken görmeden bir an yapamaz.. Zeynepduru'nun dilinden anlayan ve bir bebeğe nasıl davranılması gerektiğini bilen yegane insanlardan biri o..

Onun kollarında eğlence var oyun var:)) küçük bir müzik, bir ritim yeter.. hop! hop!