

Yaşasınnn!! "Atlıkarınca"
Nereden başlayacağımı bilemedim doğrusu, bu seferki mola epey uzun oldu. Bir sene olmasına iki ay kalmış neredeyse. Heyecanlı bir başlangıç! :)), kaldığımız yerden başlayayim en doğrusu.
Takipçilerimize ve sitemlerine teşekkür ediyoruz ve herkese kocaman SEVGİ ve MERHABA!
Yeni bir döneme girdik artık.
Bizim için tam bir Yenilik! Hayat, Neşe, Karmaşa, Delilik, Dağınıklık...
Nazlandırılamamış bir lohusalık, koşuşturmaca, tımarhane, toparlanamayan kafa, dağınık ev. En iyi şöyle ifade edebilirim, doğumdan öncekinden iki kilo fazlam kaldı...:)) İyi mi kötü mü tartışılır ama ben yoğunluğun böylesini hayal etmemiştim..
Zeynep Duru'nun hayvan sevgisine destek için alınan iki ördek yavrusu bakımsızlıktan ve evi fazla kullanmamaktan vefatları ve ardından yanımızdaki ovalıkta yapılan bir cenaze merasimi :(: Beni şaşırtan, arkalarından yerden yere atmasını beklediğim bir çocukken gözümde, amin, yapıp kaldığı yerden devam etmesi oldu.. Yanı sıra, sularıyla birlikte kabuklarıda yosun tutmuş su kaplumbağalarımız..
Emin adımların küçüğü bu gördüklerim , onu anlatmak nasıl zor, kızıma olan aşkım hayranlığım..:)), o çok özel!
Leonardo Da Vinci'm o benim, sanatın bir çok alanına olan yatkınlığı geleceğiyle ilgili beni çok ama çokk! heyecanlandırıyor.. Yakında yaptığı resimleri de yayınlayacağım. 2010 Ocak ayında, iki buçuk yaşında yuvaya başladığından beri, İstiklal Marşı, Andımız şiirini ezbere okuyan, 50 ye yakın ingilizce kelime bilen, sayısız çocuk şarkıları söyleyen ve bize de öğreten, yuvada resim sergisinde en çok resmi olan benim Beyaz Meleğim!, Zeynep Duru'm!. Tiyatroyu, buz patenini, at binmeleri, müzeleri Alis Harikalar Diyarında gibi yaşayan ve akşam gelince bana defalarca anlatan..
Kardeşinin gelişi onun için yeni bir heyecan, oyun arkadaşı, yakın geleceğin kudurma ortağı oldu.. Büyüyünce beraber yapacaklarını sıralamaktan kendini alamaz oluyor bazen, bazen de abla olup ona birşeyler anlatıyor..
Arkamızda oturan yaşlı bir teyze kıskançlık konusunda "kardeş doğduktan onbeş gün geçtim mi yok olup gider bütün kaygıları kıskançlıkları" demişti.. Doğru demiş hakikaten, ilk hafta huysuzluk hat safadayken, sebepsiz yere ağlamalar dahi olmuşken şimdi herşey bir anda sütliman oldu. Normal bir süreç olarak bakıyor ve kolay atlatıyoruz, sanırım bu taktik ve birazda kendi sosyal hayatının da oluşu işimizi kolaylaştırıyor:)
Sıkıcı bir gün... :)

"Ayı Fevzi'ye patates yedirirken" :))
"Birlikte Çilekli Pasta Yapıyoruz"

Kızımla ve Oğlumla (6 aylık hamile iken) başbaşa Kafede'yiz.. :)

Bir alışveriş merkezindeyiz..

Sabah yuvaya gitmeden önce

"İstanbul Park Anaokulu" "Sevgi Günü" Zeynep ile Orhan

"Cimcime" bir bakış

Bu parmaklar, her haliyle öpülesi..

Gölet Park, "Zeynep ve Can"

Yeni Kayıtın en eski tarihli en eski fotoğrafı.. "Zeynep ile Can"